Kükreyen Fare Aslanı Yendi!

23 Ekim 2003

Pilotundan mekaniğine, yöneticisinden ko-pilotuna kadar o anda Ford'un servis alanında bulunan kalabalık bir grup ağır, keyifsiz ama kararlı adımlarla rakipleri Tofaş - Fiat'ın servis alanına doğru yürürken yüzlerindeki sıkıntılı ifadeyi gizlemediler. Turuncu – Mavi renkli kıyafetli grup, Tofaş'ın pit alanı önüne gelince toplu halde durdu ve beklemeye başladı. Sadece birkaç dakika sonra pit alanına yaklaşan Volkan Işık'ın gelmesiyle beraber Ford Hazır Kart Ralli Takım üyelerinin elleri yavaş yavaş göğüs hizalarında birleşerek alkışa başladığında yüzlerindeki buruk ifade yerini samimi bir gülümsemeye bıraktı. 2003 yılı için hedeflediği her iki şampiyonluğu da Tofaş – Fiat'a son anda kaptıran Ford ekibi, rakibinin başarısını alkışlıyordu!


Hatırlamayanlara ünlü aktör Peter Sellers'ın eski bir filmi olan ''Kükreyen Fare''yi hatırlatalım: Hayali ve küçük bir Avrupa ülkesi olan Grand Fenwick'in tek gelir kaynağı ihraç ettiği şaraptır. Ancak süper güç Amerika bir gün bu ürüne rakip ve modern koşullarda üretilen bir California şarabı piyasaya sürer. Bu duruma çok bozulan Grand Fenwick bu durumdan karlı çıkmak için bir plan yapar: Şarap satmaktan para kazanamayacak olan küçük ülke, Amerika'yla savaşa girecek, kaybedecek ve yüklü bir savaş tazminatı kazanacaktır! Zar zor toplanan 30 kişilik Fenwick ordusu Amerika'ya savaş ilan edip gemiyle okyanusu geçer. Ancak New York sahillerine ayak basan ordusu verilen yanlış bir hava saldırısı alarmıyla sığınaklara girmiş halk yüzünden bomboş bir şehirle karşılaşır! Sokakları boş kenti gezerken tesadüfen yeni geliştirilen ve çok güçlü bir nükleer bomba (Q bombası) bulan Grand Fenwick ordusu, hiç beklemediği halde devasa rakibi Amerika'yı altetmiş olur!

Ford'un Şarabı, Tofaş - Fiat'ın ''Q'' Bombası

Adeta California şarabına benzeyen teknoloji harikası Focus WRC'si, sürati kuşku götürmeyen Serkan Yazıcı'sı, Türkiye'nin en tecrübeli ko-pilotu Can Okan'ı ve iddiasız araçlarla da olsa son ana kadar ısrarla vazgeçmediği genç pilotlarıyla Ford Hazır Kart Ralli ekibi 2003 sezonunun rüya takımıydı. Ekip sezon ortasında yaşadığı teknik sorunlarla çok puan kaybettiği noktada bir ikinci WRC getirmesine rağmen genç pilotlarını yarıştırmaya devam etti. Tepedeki zirve savaşında çok yalnız kalan Serkan'a destek amacıyla son iki yarış için Adnan Sarıhan gibi bir profesyoneli göreve çağıran ekip, Hitit Rallisi’nde yaşadığı eşine az rastlanır talihsizliklere verdiği reaksiyonlarla kriz anlarında da sportmenliği elden bırakmadığını göstermişti.

Sezon başından beri son derece hırslı bir şekilde, çok geniş kaynaklarla ancak yine de sessizce şampiyonluk fırsatını zorlayan Tofaş - Fiat ekibinin pek de beklemediği bu imkanı ufukta gördüğü anda dört elle sarılacağını tahmin etmek hiç de zor değildi. Sezon başında 3 adet S1600 araç ile yola çıkan, yıl içinde bu rakamı 4'e çıkaran Tofaş - Fiat teorik olarak rakibinin zayıf tarafının iddialı tek aracının sürekli finiş görmek zorunluluğu olduğunu biliyordu. Tofaş sezon boyunca, belki de Marlboro Ralli ekibi zamanından bu yana Türkiye'de görülmemiş büyüklükte bir bütçeyle ve her yarışta en az iki aracını iddialı pozisyonlarda finişe getirme stratejisiyle hareket etti.

Ancak Tofaş - Fiat'ın asıl ''Q'' bombası dev bütçesi ya da çok sayıdaki aracı değildi. Tofaş - Fiat'ın en iddialı kozu her yarışta finişe varan, hatta toprak zeminde dahi Ford'un Focus'u hariç hiçbir 4 çeker araca geçilmemeyi başaran, formunun zirvesinde bir Volkan Işık'tı. Sezon başından itibaren istikrarlı şekilde performansını yükselten ve sürekli bir baskı unsuru oluşturan tek ciddi rakibi Ercan Kazaz'a rağmen neredeyse hata yapmayan Volkan Işık Erkan Güleren ikilisi takımlarını şampiyonluğa taşıdılar.

Dananın Kuyruğu

Kocaeli Rallisi Ford Hazır Kart Ralli Takımı için tabir yerindeyse dananın kuyruğunun kopacağı yarıştı; Hitit Rallisi’nde yurt dışından kiralanan araçla Focus WRC'leri ikileyerek kazanma baskısını azaltılmaya çalışılmış, ancak yarışı Adnan Sarıhan'la kazanmasına rağmen birinci pilotu Serkan Yazıcı'nın ihraç edilmesiyle hedeflediği puanları alamayan Ford ekibinin artık hiç hata yapma lüksü kalmamıştı. Takımın hem markalar hem de pilotlar şampiyonası için 1. ve 2.lik pozisyonlarına mutlaka ihtiyacı vardı.

Çok da zor değildi aslında bu görev: Focus WRC hızlı ve dayanıklı, Serkan Yazıcı - Can Okan ikilisi hırslı, 3 sene önceki formundan hiçbir şey kaybetmemiş Adnan Sarıhan ise son derece profesyoneldi. Kağıt üzerinde Ford belki de her önlemi almış, kazanmak için gerekeni fazlasıyla yapmıştı. Bir şey hariç: Birinci pilotları Serkan Yazıcı'ya ''hızlı gitmeden kazanma'' sanatının inceliklerini öğretmek...

İlk Etap, İlk Hata

Yarış aslında, Yazıcı – Okan ikilisi için, ilk etapta bitti. Hiç risk almamak uğruna doğal ritmini yitiren ve hata yapmaya her zamankinden de açık hale gelen ikili, etabı orta bir tempoyla geçip onun sonucuna göre bir tempo belirlemek amacıyla çıktı yola. Ancak etap finişinde hem kendi hem de rakibinin zamanını gören Yazıcı – Okan ikilisi aslında doğru yolda olmadıklarınının farkındaydılar.

İkinci etabının start noktasında takım yöneticilerinden biriyle kısa bir an göz göze gelen Serkan Yazıcı'nın tedirgin bakışları şampiyon pilotun yaşamakta olduğu sıkıntının özetiydi. İlk etabı hem takım arkadaşı Adnan Sarıhan hem de şampiyona rakibi Volkan Işık'ın arkasında tamamlayan şampiyon sürücü kazanmaya, koşulları zorlamaya, nabızlarını yüksek tutan adrenalin salgısıyla hedefe kilitlenmeye ve döndükleri her virajla amaçlarına doğru bir adım daha atmaya alışıktı; güvenli bir tempoyla gidip finişe gelmeye ya da nasıl olsa rahatça kazanabilecekleri bir yarışta defans yapmaya değil! Belli ki teorik olarak kolay olmasına rağmen nasıl yapacağını bilmediği bir şeyi yapmanın ağırlığı genç pilota fazla gelmişti. Serkan Yazıcı, Koaceli Rallisi'nin ikinci ve kendisi için son etabına kafası karışık başladı. Ne olacaksa bu etapta olacak, kazanacaksa bu etapta belli olacaktı...

Şanzımanın Azizliği

Bu koşullara alışık olmayan sadece Serkan ve Can ikilisi değildi. Focus WRC de, her World Rally Car gibi, belirli kullanım stillerine uygun tasarlanmış ve ancak bu şekilde kullanıldığında sağlıklı olabilen bir araçtı. Kararlı ve hatta kimi açılardan saldırgan bir kullanım tarzını arayan WRC'nin şanzımanı etabın ilk kilometrelerinde bir vites büyütme sırasında aynı anda iki üst vitese birden geçiverdi. Takılı kalan 6 ileri sıralı şanzımanın önce 5 ve 6. vitesler arasındaki senkromeş dişlisi kırıldı sonra da kırılan parçanın şanzımanın içine düşmesiyle içindeki diğer dişliler...

Yazıcı, yokuş aşağı sağ bir viraja yaklaşırken çaresizce vites küçültmeye çalışırken şanzıman artık tamamen kilitlenmişti. Serkan vazgeçmedi, bir süre daha devam etmeye çalıştı; ancak birazdan tamamen hareketsiz kalan Focus WRC'yi sola çekip durunca tecrübeli ko-pilot Can Okan araçtan inmek için çok da acele etmedi. Sezonun tüm emeği ve şampiyonluk ümitleri şanzımanın kırılan dişlileri arasında yitip gittiğinin gayet iyi farkındaydı.

Kötü haber – İyi Haber

Serkan'ın kaldığını ilk gören takım arkadaşı Adnan Sarıhan oldu. Bir an etap içinde durup durmama tereddütü geçiren Adnan ilk şaşkınlıktan sonra yapılacak fazla bir şey olmadığını Serkan ve Can'ın vücut lisanından anlayan Sarıhan yoluna devam etti.

Birazdan Ford Hazır Kart Ralli Takımı direktörü Serdar Bostancı'nın cep telefonu çalacak ve haber takımın geri kalanına da ulaşacaktı. İlk etabın zamanından ters bir şeyler olduğunu anlayan ancak en azından ilk servise gelirse pilotuyla konuşabilmeyi ümit eden Bostancı haberi alınca fazla tepki vermedi. 2. etabın sonunda Adnan'la konuşan Bostancı, artık yapılacak tek şeyin hiç değilse yarışı kazanmak olduğunu Adnan Sarıhan'a buruk bir şekilde hatırlatmayı unutmadı. Ford Hazır Kart Ralli Takımı servis alanında tabir yerindeyse ''Çıt çıkmıyordu''...

Bu anı takip eden dakikalarda benzer bir iletişim mekanizması Tofaş – Fiat için çalıştı. 2. özel etabın sonundaki ekip görevlisi takım direktörüne Serkan'ın finişe gelmesinin en az 2 dakika geciktiğini bildirdi. Saffet Üçüncü de aynı Bostancı gibi ilk anda duygularını gizledi. Ta ki sonraki iki etabı da yapan Volkan Işık'ın ilk servis alanına geldiği ana kadar...

Günün ilk servisine gelen Volkan, Palio Super 1600'ün kapısını açıp da araçtan indiği anda Saffet Üçüncü'nün kucaklamasıyla karşılandı! İkili fazla konuşmadılar ama uzun sezonun tüm yorgunluğu adeta o anda yaşanan sıcak kucaklaşmayla kaybolup gitti. Henüz finişe varmamış olmasına rağmen bu yarışa Serkan'ın puan olarak zaten önünde başlayan Volkan o an için pilotlar şampiyonluğunu garantilemişti.

Tofaş – Fiat için şimdi sırada Markalar Şampiyonluğu vardı. Sessiz ama belirgin bir şekilde rahatlamış olan ekip bu andan sonra yarışın finişini bekleyecekti.

Ercan için fırsat mı?

Bu durum Süper 1600 şampiyonası için önümüzdeki yıl getirmeyi planladıkları C2'yi beklemeye çoktan geçen Ercan Kazaz için enteresan bir fırsat olusturuyordu. Serkan'ın kalmasıyla rahatlayan Volkan Işık Adnan Sarıhan'ın Focus WRC'sinin de açık farkla gerisindeydi. Bu durumda küçük de olsa bir fırsat penceresi gördü Kazaz: Volkan pilotlar şampiyonluğunu garantilemişti ama finişe gelmeden Tofaş - Fiat'ın Markalar Şampiyonluğu tam olarak garantili değildi, yani finişe gelme baskısı Volkan'ı az da olsa yavaşlatabilirdi.

Ancak durum pek de öyle olmadı. Volkan ilk günün sonuna kadar Adnan Sarıhan'ın arkasında ama Ercan'ın da hemen her etap önünde zamanlarla pekiştirdi ikinciliğini. Bu ortam ve tempo aslında Tofaş - Fiat pilotunun tüm sezon boyunca yarışmaya kendini alıştırdığı ve eğittiği tempoydu. Volkan, Palio Super 1600 ile bu koşullarda kazanmayı, hem hızlı hem de güvenli gitmenin sırrını çözmüştü bir kere.

Ford'un Bitmeyen Sorunları

Kocaeli Rallisi Ford ekibi için ''Bir iş nasıl başlarsa öyle devam eder'' tabirinin bir kanıtı oldu. İkinci güne sadece 4 etapta açtığı 40 saniye gibi büyük bir farkla önde başlayan Ford Hazır Kart Ralli takımı pilotu Adnan Sarıhan Serdar Bostancı'nın talimatını uygulayacaktı uygulamasına ama içten kestiği bir virajda ön camına çarpıp çatlatan, bu arada da ön sileceklerini yerinden çıkaran irice bir ağaç dalı yüzünden dere geçişinden sonra ön cam görüşü neredeyse tamamen kapanınca attığı spinle rakibi Volkan Işık'a 1 dakikadan fazla zaman verdi.

Bir sonraki etaptaysa hidrolik vites değiştirme mekanizması kırıldığı için mekaniğe geçen tecrübeli pilot talihsizlikler zincirine son noktayı 8. etapta yarım bir takla atarak koydu! Focus WRC'nin sol önünü banketin içine kaptıran Sarıhan, taklayı önlemesine rağmen araç sağ kapısının üzerinde yola dik olarak kalınca ve orada bulunan az sayıda seyircinin çabası aracı düzeltmeye yetmeyince hem kendisi hem de ko-pilotu Orhan Çelen aracın açılan tek kapısı olan sol kapısından dışarı tırmanıp araçlarını düzeltmek zorunda kaldılar . Adnan sadece 1,5 dakika daha değil, yarışı da kaybetmişti bu hatasıyla.

Hata Yapmama Sanatı

Ford takımı yarışı ve şampiyonluğu yaşadığı şanssızlıklar ve yaptığı üst üste hatalarla kaybettiyse Tofaş - Fiat ekibi de neredeyse hata yapmamanın ''kitabını yazdı''.

Hem Volkan Işık hem de rakiplerine göre artık ciddi oranda yavaş kalsa da en azından sürekli ilk 10'da finişe gelmeyi başaran Nejat Avcı sadece Kocaeli Rallisi'ni sorunsuz tamamlamakla kalmadılar aynı zamanda sezon boyu istikrar sağlamanın canlı örneği oldular. Tofaş – Fiat ekibi hem finişe gelme hem de sonuç alma açısından tarihinin en başarılı sezonunu geçirdi.

Kazaz, Grup N ve Diğerleri

Ford ve Tofaş arasında yaşanan mücadelenin kalite ve yoğunluğu, bu rekabet dışında gelişen dinamikleri biraz gölgeliyor ister istemez. Ancak aslında Volkan'dan bir nebze yavaş olmasına rağmen çok daha mütevazi bir kaynak ve mekanik bir paketle (tek bir araç, sınırlı yedek parça ve lastik) sezon boyu en az onun kadar hatasız yarışan ve sabırla rakibinin yapacağı bir hatadan faydalanacak bir pozisyonda bekleyen Ercan Kazaz – Serdar Kurbanzede ikilisinin çaba ve başarısını da gözardı etmemek gerekir. Tofaş – Fiat'ın hatasız performansının ardında yatan önemli faktörlerden biri sınırsız kaynaklarıysa, Citroen Motorsport'u sürekli rekabet potasında tutan, hatta Volkan hariç Tofaş'ın geri kalan pilotlarına kesin bir üstünlük sağlayan Ercan Kazaz'ın performansındaki sır, Atölye Kazaz yönetiminin varolan imkanları en verimli şekilde kullanmasını bilmesi oldu. Sezon başında Ford ve Tofaş'a karşı çok şansı olmadığını bilmesine rağmen Markalar Şampiyonası lisansı çıkaran Citroen Motorspor ekibi sadece bu anlayışıyla bile kendini şampiyonluk potasındaki markalar arasında konumladı. Akıllıca düşünülmüş bu strateji, Kazaz – Kurbanzade ikilisinin hızlı ve istikrarlı perfromansıyla birleşince ortaya 2003 sezonunu belki de ortaya sahip olduğu imkanlarla karşılaştırıldığında en verimli geçiren ekibi çıktı. 2004'te bu ekibe dikkat!

Grup N savaşını ve bu gruptaki şampiyonluğu kazanan Murak Akdilek olurken Ercan Kazaz da yine Atölye Kazaz'ın yarıştırdığı genç pilotun ardından genel klasmanda 3. olarak bitirdi bu zor yarışı. Sessiz sakin ama son derece hızlı bir mücadelenin yaşandığı Grup N'de mücadelesinde ikinciliği Ender Alkoçlar üçüncülüğü ise Ahmet Burkay aldı. Sporun özellikle en hızlı gelişen tabakalarından biri olan bu yarı profesyonel ekiplerin tüm sezon boyunca ortaya koydukları mücadele dikkat ve takdire değerdi. 2003 yılının genel bir değerlendirmesini yapacağımız bir sonraki yazımızda bu orta tabakanın büyümeye çalışan bir motorspor endüstrisi için ne kadar önemli olduğuna bir defa daha dikkat çekeceğiz.

Sezon başından bu yana takip ettiğimiz Grup N2 klasmanındaysa Nejat Avcı'nın oğlu Yağız Avcı sınıfını açık farkla kazandı ve son derece hızlı bir doğal tempo yakalamaya doğru gittiğini, bu yarıştaki hızlı zamanlarıyla kanıtladı. Sezon boyunca sürat ve istikrar niteliklerini en iyi biraraya getiren Bora Pehlivanlar ise N2 sınıfının ikincisi olarak sezon şampiyonluğunu ilan etti.

Kazanan ve Kazanamayanlar

Kocaeli Rallisi'ni ve dolayısıyla sezonun her iki önemli şampiyonluğunu da Volkan Işık ve Tofaş - Fiat Abarth Motorsort kazandı. Ford ekibiyse sezon ortasından beri ters yöne dönen somut başarı ibresini ne yaparsa yapsın kendi yönüne çeviremedi. ''Somut başarı'' kriteri motorsporları için çok göreceli bir kavram, bu sezon yaşadıklarıyla Ford örneğinde olduğu gibi neyin başarı neyin başarısızlık olduğunu tam olarak belirlemek güç.

Kocaeli Rallisi'nden sonra hem markalar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanan rakibini alkışlayarak kutlayan Ford Hazır Kart Ralli takımı bu sporda onurlu bir şekilde kaybetmenin de mümkün olduğunun en güzel örneğini vermedi mi?

Tofaş - Fiat ekibi bu uzun soluklu mücadelede güçlü rakibini kararlı tarzıyla altetmiş olmanın haklı gururunu yaşadı. Çok istediği şampiyonluğa uzanamayan Ford ise takım halinde elinden geleni yapmış olmanın gururuyla bu kez kaybetmenin yükünü olgunca sırtladı.

Kükreyen fare, aslanı yenmişti. Hem de Peter Sellers'ın filmindeki gibi tesadüfen değil sonuna kadar mücadele edip, ezeli rakibine dahi ''Hak ettiniz'' dedirterek...

Sevgi ve saygılarımla,
Verbal Kint
verbal@verbalkint.com