Volkan'ın İntikamı!

18 Temmuz 2003

Teorik olarak Tofaş ekibinin bu sezon Ford'a karşı rekabet gücü çok yüksek değil; Focus WRC – Punto Super 1600 karşılaştırması haklı bir karşılaştırma olmaz. Ancak ekip, ısrarlı ve kararlı çizgisiyle pratikte bu durumu değiştirmeyi başarmış durumda. Kağıt üzerinde yarışan çok sayıda aracı dışında avantajı olmayan Tofaş takımı, özellikle yaptığı yurt dışı yarışlar ve takımın birinci pilotu Volkan Işık'ın şaşkınlık veren form seviyesiyle hem markalar hem de pilotlar şampiyonasında liderliği rakibinden almayı başardı.


Motorsporlarındaki dinamikler çok hızlı değişebiliyor: Pirelli rallisinden önce hem Markalar hem de Pilotlar şampiyonalarında lider olan Ford ekibi, başa koşan iki aracının da yolda kalması ve Tofaş pilotu Volkan Işık'ın yarışı kazanmasıyla her iki liderliğini de kaybetti. Şu aşamada bu kayıp büyük görünmüyor olabilir ama Ford'un bu kadar kararlı bir rakibe karşı herhangi bir yarıştan 'sıfır' puanla dönme lüksü kalmadı artık.

Koşarken Tökezlemek!
Pirelli Rallisi'nden önce yapılan her iki yarışı da rahat kazanan Ford pilotları Serkan Yazıcı – Can Okan ikilisi aslında bu sezon yarışan tek WRC aracı kullanıyor olmakla hem şanslı hem de şanssızlar. Teorik olarak rakip araçlarından üstün olmaları sayesinde sorunsuz gittiklerinde risk almadan ve rahat bir tempoyla yarış kazanıyorlar. Ancak bu teknik üstünlük bedelsiz gelmiyor: WRC sınıfı araçlar son derece karmaşık güç aktarım ve motor yönetim sistemleri ve her gün değişen spesifikasyonları yüzünden kimi zaman son derece kırılgan olabiliyor.

Dikkatli izleyiciler, sezonun üçüncü yarışı Pirelli Rallisinde debriyaj arızasıyla yolda kalan Ford ekibinin benzer bir arızayı hem Antalya'daki Türkiye Rallisi hem de İzmir'deki Tofaş Rallisinden önceki shake-down'da (test etabında) da yaşamış olduğunu hatırlayacaklar. Ekibin kuvvetli teknik altyapısının bu iki arızayı da yarıştan önce tesbit edip giderebilmesine izin vermiş olması Pirelli'deki sonucu değiştirmeye yetmedi. Çekirge iki defa zıpladı...

Serkan Yazıcı, bir sorun da bu yarışın start noktasında yaşadı. Bu defa motor yönetim sistemi kaynaklı arıza Focus WRC'nin çalışmamasına ve aracın iterek çalıştırılmak zorunda kalınmasına kadar gitti. Belli ki yarış öncesindeki servis alanında ellerinde laptop bilgisayar ile aracın beynine direk bağlanıp sorunu çözmeye çalışan Ford teknik ekibinin çabası problemin de tam olarak giderilmesine yetmemişti.

2000 yılının Markalar şampiyonu ekibi Ford'un bu yıl yaptığı atakla ortaya koyduğu pilot ve araç kombinasyonun gücüne şüphe yok. Ama ekip, teorik olarak bu kadar iddialı olmanın ''sürekli kazanmak zorunda olmak'' beklentisi getirmesiyle gitgide daha fazla baskı altına girmeye başladı. Motorsporlarında hiçbirşey garanti değil. Sonuç elde etmek ise hiç değil!

Volkan'ın süratli, Ercan'ın keyifsiz günü
Pirelli Rallisinin en dikkate değer tarafı Volkan Işık'ın etap zamanlarıydı. Yarışın ilk etabında spin atan Serkan Yazıcı 13 kilometrelik etapta bu hatasıyla Volkan'a 7 saniye geçildi. Atılan spinin büyüklüğünü görmeden iddia etmek zor ama 13 km'lik etapta Serkan'ın bu hatayı kapatamaması da ilginç. Benzer şekilde Focus WRC'nin Punto'yu 4 km'lik ikinci etapta 2 saniye, 5.5 km'lik üçüncü etaptaysa sadece 3 saniye geçebilmesi de normal değil. Bundan önceki yarışlar gösterdi ki iki araç arasındaki fark, zemin asfalt olsa da WRC lehine ve km'de 1 saniyeden az değil.

Bu konuda bir başka ölçek de Volkan Işık – Ercan Kazaz arasındaki zaman farkları. Bundan önceki yarışlarla karşılaştırıldığında iki rakip arasındaki makas Pirelli Rallisinde Volkan'ın lehine iyice açılmış durumda. Yarış süresince Ercan'ın her servis noktasında sıkıntılı ve keyifsiz görünmesi boşuna değildi. Kaybetmekten hiç hoşlanmayan Kazaz, ciddi bir teknik arıza da yaşamadığı Pirelli rallisinin hemen hemen tamamında neden istediği gibi dereceler çıkaramadığını düşündü durdu. Belki iyi bir gününde değildi Kazaz, belki Volkan o gün fazlasıyla hızlıydı. Belki de her iki faktör de biraraya gelmişti, ama Pazar günün ilk ayağı geçildikten sonra bu yarışta kazanma imkanı kalmadığının farkına varan tecrübeli Kazaz ikinciliği garantilemenin yollarını arar oldu.

Megane'ın sihiri!
2003 sezonunun en formda pilotlarından biri Ethem Genim için Pirelli'nin temiz asfalt parkuru tabiri yerindeyse 'ilaç' gibi geldi. Yakın geçmişin en hızlı önden çekişli ralli araçlarından biri olan Renault Maxi Megane sonunda sevdiği zemini bulunca çok enteresan dereceler çıkarmayı başarıyordu. Genim ve Megane'ın Pirelli Rallisindeki perfromansı iyi bir F2 (2 litre, önden çekişli) otomobilin potansiyelini neredeyse unutmuş olan bizlere de yerinde bir hatırlatma oldu.

Bu sezon hem pist hem de ralli kovalamak gibi ağır bir yarış gündemini, her iki dalda da kazanma odaklı gitmeye çalışarak daha da ağırlaştıran Genim ve ekibinin çabası takdire değer. Ethem Genim – Atıl Atılgan ikilisi eğer ikinci günün başlarında yaşadıkları yoldan çıkma olmasaydı yarışı gayet rahat ikinci bitirecek tempoya sahipti.
Taşlar yerine oturunca
Aslınd Pirelli Rallisinin nihai resmi ikinci günün ortasında belli olmuştu. Debriyajı tamamen iflas eden Serkan Yazıcı ve genel klasmanda olduğu kadar Super 1600'deki dereceleriyle de dikkat çeken Burak Çukurova ön süspansiyonu kırılıp servise gelemeden yolda kalınca, Ford ekibinin yarışta ilk 10 dışında seyreden iki Focus aracı dışında otomobili kalmadı.

Serkan'ın kalması demek zaten çok yüksek bir tempoda giden Volkan Işık'ın rahatlaması anlamına geliyordu. Volkan yarışın geri kalanını kolayca kontrolüne aldı. Yavaşlayan Ethem Genim'i rahatça geçen Ercan Kazaz da son etapları da yerini sağlamlaştırarak geçti ve değerli 2.'lik puanlarını hanesine yazdırdı.

Diğerleri
Grup N mücadelesini ise az farkla da olsa Murat Akdilek kazandı, ancak bu zafer hiç de rahat gelmedi. Yarışın başından itibaren kadar Grup N'de rahat lider giden Ender Alkoçlar bir etapta yaptığı hatayla yoldan çıkıp zaman kaybedince Akdilek'in Subaru Impreza'sına geçilmekten kurtılamadı. Tecrübeli Celal Gülerhan'ın da bu klasmandaki varlığını düşünecek olursak dışarıdan bakıldığında gösterişsiz görünen Grup N'de mücadelenin sezonun ikinci yarısında daha da kızışacağını varsayabiliriz.

Rekabet profili açısından artık amatör takımlar kategorisinde değerlendirilebilecek Opel ekibinin yeni pilotu Tarık Öktem, tahmin edildiği gibi teknik sorunlu başladığı ilk ayak sonrası alt viteslerde takılan şanzımanındaki arıza giderilemeyince yarışı bırakmak zorunda kaldı.

Genç ve amatör yarışmacıların çoğunluğunu oluşturduğu Grup N sınıf 2de ise sezon başından bu yana sessiz sakin yaşanan rekabette göze batan birkaç isim var. Sonuç almakta sıkıntı çekmesine ve bu yarışta yaşadığı ağır kazaya rağmen Fatih Kara özellikle hızlı ve zaman çıkarması zor etaplardaki dereceleriyle dikkat çekiyor. Aynı grupta şampiyona lideri giden Bora Pehlivanlar ve grup üçüncüsü Osman Güney de benzer performanslar sergiliyorlar. Tofaş'ın motorsporlarına bir önemli katkısı olan Grup N Palio Ralli aracı hem genç yeteneklerin sivrilmelerine uygun performansa ulaştı hem de sahip olması ve yürütmesi nispeten makul maliyetlerde. Sporun yeni yetişen neslini gözden kaçırmamak için bu grubu yakından izlemekte fayda var.

Hebros'ta düello!
Pirelli Rallisinin ardından şampiyona puantajlar açısından çok ilginç bir noktaya geldi. Markalarda Tofaş sezon başından bu yana sergilediği kararlı ve inatçı stratejisiyle, lider giden Ford'un hatasını affetmedi. Hem 1.lik hem de 7.lik puanını alan Tofaş bu yarıştan sıfır puanla dönen Ford'a karşı önemli bir avantaj elde etti. Pirelli Rallisinden ikincilik alan Citroen de hanesine değerli puanlar yazdırdı.

Bundan sonraki ilk yurt içi yarış Yeşil Bursa Rallisi. Ancak şampiyona bu haldeyken iddiasını devam ettirmek isteyen takımların hepsinin yurtdışından puan getirmenin en rahat yapılabileceği yarışlardan biri olan Bulgaristan'daki Hebros Rallisine gitmeleri kesin gibi. Hatta Ford ve Tofaş'ın bu yarışa en az 3'er araç sokacaklarını tahmin edebiliriz.

Hebros'ta ne olabilir sorusunun yanıtı kolay değil. Ancak 10 katsayılı olan bu Avrupa Şampiyonası yarışında genel klasmanda çok kuvvetli isimler olmayacaktır. Bu da en azından kağıt üzerinde Ford ekibinin Serkan Yazıcı'yla Pirelli'de kaybettiği birincilik puanını geri alması ihtimalini ortaya çıkartıyor. Klasmanın gerisi ise çok belirsiz, ancak WRC sınıfının hemen altındaki Grup A, F2 (2 Litre) ve Super 1600 klasmanında ciddi bir mücadele yaşanacağını varsayabiliriz. Tofaş ve Atölye Kazaz'ın katıldığı Interspeed rallisinde görüldü ki bu tip bir yarışı genel klasmanda ilk 5'de bitirmek kolay değil. Ancak mutlaka ilk 5 puanına ihtiyacı olan Super 1600'le mücadele edecek Tofaş pilotları, Serkan'ın yarışı kazanması ya da genel klasmanda iyi bir yerde bitirmesi durumunda fazla uzak bir noktada bitirmemeye çalışacaklardır.

Sezon başından bu yana neredeyse hatasız giden bir Tofaş, tökezlediği noktadan kalkıp koşmaya devam etmek isteyen bir Ford ve bu ikilinin hemen ardında frısat kollayan bir Citroen ile Markalar Şampiyonası belki de Türkiye'nin yıllardır izlemediği bir kaliteye ulaştı.

Formunun zirvesinde ve çok hızlı bir Volkan Işık, her zamankinden de hırslı, akıllı ve tehlikeli bir Ercan Kazaz, Avrupa çapında bir pilot olduğunu bir kere daha göstermeye kararlı bir Serkan Yazıcı ve artık yavaş yavaş biz de geliyoruz işaretleri veren Taner Şengezener, Burak Çukurova gibi isimlerle pilotlar şampiyonası da bünyesinde türlü mücadele dinamikleri barındıyor.

Uzun yıllar sonra gitgide daha kaliteli hale gelen takım profilleri ve artan rekabet seviyesiyle son derece heyecanlı ve kompleks hale gelen bir Türkiye Ralli Şampiyonası, Türk motorspor kamuoyunun şu dönemde tam aradığı...

Sevgi ve saygılarımla,
Verbal Kint
verbal@verbalkint.com