Fabrika Takımları – 3

31 Temmuz 2001


Fabrika takımlarının iç dünyası içinde yaptığımız gezide son olarak da Citroen’e bir göz atıp sonra da tüm markalar için genel bir değerlendirme yapalım ;

Citroen - Baylas : 2000 yılının başında Türk Otomobil sporlarında yaşanan patlamanın belki de en iyi örneklerinden biri Citroen markası ile yaşandı ; ama ne patlama : her biri tüm sezon boyu masrafı olarak yaklaşık 40,000 USD’ye malolacak 10 adet Citroen Saxo araç oldukça iyi bir Cup spesifikasyonu ile – 146 HP motor gücü, kısa oranlı şanzıman, diferansiyel kilidi vs – kendini tek marka kupası arenasına atıverdi. Buna bir de önce Tarık Ötkem adı ile başlayan sonra ise Nejat Avcı’nın tecrübeli ellerine teslim edilen bir Saxo Kit Car eklenince, hele birde Emre Yerlici – İlham Dökümcü ikilisi yönetim ekibi olarak ortaya çıkınca hepimiz birden umutlandık... Aslında başlarda haklı da çıktık, Saxo’lar yarışlara renk getirdi, aralarında Mert Soley gibi hızlı bir pilotun da bulunduğu genç bir sürücüler olayı dışarıdan oldukça çekici gösteriyordu.

Gelgelelim sezon ortası geçildiğinde Citroen kampında sürekli ve kronik arızalar, düşük finiş sayısı ve ekip içindeki moralsizlik işin tılsımını bozmaya başladı. Pakedin teknik yönü aksadıkça, şaşalı Citroen çadırı bir ralli ortamından çok eğlence ortamına dönüştü. En göze batan nokta ise Baylas’ın yönetici ekibe fazla teknik insiyatif tanımaması ve servis işini kendi servis elemanlarına yaptırmakta ısrar etmesi idi. Her zamanki profesyonel, belki de bu kadar emekleme aşamasında olan bir proje için fazlaca profesyonel bir çizgi çizen İlham Dökümcü’nün genel tavrı ise içerideki sıkıntıyı sadece büyüttü; çok kompleks ayarlar, zaman baskısı altında büyük tamiratlar yapmaya zorlanan Baylas’ın servis elemanları giderek omuzlarındaki ağır yükün altında ezildiler. Dışarıya pek belli edilmese de araçlar gitgide formlarını kaybetti, performanslar ve moraller düştü. Nejat Avcı ise sezonun ikinci yarısında ele alabildiği aracına alışmaya çalışırken sezon bitiverdi.

Ve son olarak da kriz geldi. Zaten, bu yıl önerilen bütçelere müşteri bulmakta zorlanan Baylas – Citroen ekibi çareyi araçları yarış başına ISOK ( Istanbul Otomobil Kulubü ) kanalı ile isteyenlere kiralamakta buldu. En azından F3 sınıfında başa koşması beklenen Saxo Kit Car ise yine Nejat Avcı ile sezona Citroen renklerinde devam ediyor. Performans ?? Araç doğru ayarlanıp bir yürüyebilse iyi olacak ama Nejat çok ciddi teknik sıkıntı çekiyor. Ege’de kötü zamanlar yaparken bir ara Ford çadırına uğrayıp Serdar Bostancı’dan birkaç süspansiyon ayarı tavsiye alırken gördüğümüz Nejat, bu küçücük yardım ile bile birden hızlandı ama arızalar yine peşini bırakmadı. Çok çaba az sonuç...

Özet : Citroen saman alevi gibi birden parladı ve söndü. Özellikle Ralli alanında tek marka kupası yapmanın zorluğu bir defa daha görüldü. Üzücü olan aslında ortadaki ekibin bu işi kotarabilecek bir ekip olması idi. Umarız en azından Nejat bir müddet daha devam edecek desteği alır. En azından Citroen – Baylas ekibi bu şanssız denemeden spordan tamamen soğuyarak ayrılmayı seçmedi – bize göre bu zor dönem bir şekilde atlatılırsa Citroen bu tecrübeyi olumlu ve uzun dönemli bir çabaya dönüştürebilir.

Aşağıda ise fabrika takımları için yaptığımız küçük karneyi bulabilirsiniz.

TOFAŞ - FIAT

En hızlı ilerleyen ve en üretken Fabrika takımı. Şimdilik anlaşılmıyor ama Tofaş'ın markasına da büyük katkısı var. Bir de WRC'leri olsaydı...

9

TOYOTA TEAM ATAKAN

En yükseğe nişan alan ve her zaman an başa koşabilen Avrupa çapında bir ekip. Tek eksiği biraz marka desteği. Bir de Volkan'sız olmuyor, olamıyor..

8

FORD MOTORSPOR

Teknik yönü ve tanıtım yeteneği en güçlü ekip. Az zamanda çok adım attılar ama F2 projesi takımı tökezletiyor. WRC gelmeden F2 gelmesi olmadı...

7

OPEL BAYİİ TAKIMI

Dışarıdan çok karışık ve koordinasyonsuz görünüyor. Sonuç yok denecek kadar az. Parlak pilotların gayreti de yetmiyor...

5

CITROEN- BAYLAS

Gösterişli başladı ama pırıltısı kısa sürdü ; Citroen büyük potansiyele sahip bir marka, tamamen kaybedilmeden ucundan tutulmalı.

5

Kısa Kısa

Mika Hakkinen Silverstone’da sürpriz bir birincilik alarak hem kendi hem de takımının moralini düzletti. Yarışın ilk çeyreğinde Hakkinen’e geçilen ve sonrasında da hiç zorlamayarak ikinciliği razı olan Schumacher ise bir defa daha zekasını kanıtladı.

Safari Rallisi’nde Makinen birinci olarak nefes aldı, en önemli rakip Ford’un iki aracı da kaldı. McRae 4. etapta direksiyon kolonu arızası ile etap içinde durdu ve kendi tamiratını yaptı. Ancak etap sonuna doğru tamamen yerinden çıkan kolon McRae’i yol dışına attı ve ön süspansiyonunu ağır şekilde hasarladı. Bu şekilde devam etmeye çalışan Focus’un debriyajı servis alanına gelemeden iflas etti. Sainz ise Acropol’de yaşadığına benzer ve önce yağ basıncının azalması sonra da tamamen duran motoru ile ikinci günün başında kaldı. Rovanpera her geçen gün süratini ve istikrarını artıryor. Safari’de ikincilik, İsveç’teki birinciliği kadar değerli. Peugeot, Rovanpera’yı markalar puanı için deklare etse idi bugün Ford’un önünde olabilirdi. Bu yarıştan önce şampiyonadan çekileceği konuşulan Skoda, Armin Schwarz ile tarihinin ilk 3.’lüğünü elde ederek sağlamlığını bir defa daha gösterdi. Ford’un ‘gergin’ pilotu Delecour ise Mitsuıbishi’nin ikinci pilotu Loix’in her zamanki şanssızlıklarından yararlanarak 4.’lüğü kaptı. Mitsubishi Ralli’nin Ferrari’si değil belki ama Makinen hiç kuşkusuz ki bu dalın Schumacher’i.. Zekası, tecrübesi ve en zor zamanlarda kullandığı McRae kadar yüksek süreti ile alt edilmesi çok zor bir rakip... Markalarda Mitsubishi, pilotlarda ise Makinen Finlandiya rallisine lider giriyor. Toprak ralliler azaldı , yani Ford ve Mitsubishi’nin üstünlükleri asfalt rallilerin başlaması ile azalmaya başlayacak.

Sevgi ve saygılarımla,
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com

Verbal Kint

Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.