Türkiye'deki Fabrika Takımlarını incelemeye devam ediyoruz ;
Tofaş Fiat Racing : Son yılların en hızlı aşama gösteren Fabrika takımı hiç kuşkusuz ki Tofaş-Fiat ekibi. 1996’da Tipo Cup 1999’da, Palio Cup gibi önemli tek marka kupası projeleri üreten Tofaş-Fiat ekibi 2000 yılında birden kendini ralli parkurlarına atıverdi. Aslında ekibin oluşumu esnasında Tofaş’ın özel projeler koordinatörü Saffet Üçüncü’nün bir dönem organizatör görevi verdiği Ethem Genim pist projesini sürekli olarak Ralli’ye çekme gayreti içinde idi. Bu gayrete, fikir olarak zaten otomobil mekaniğine aşık Saffet Üçüncü’nün de aklı yatınca geriye bir tek üst yönetimin onayı kalmıştı. Jan Nahum gibi bir otomobilsever’in ise bu kadar cazip bir gelişime karşı olması mümkün değildi; Tofaş kriz dinlemedi, gerçek sporuna geri döndü... Tek nedeni bu değildi belki ama Tofaş’ın basketbol takımı kapandı, Motorspor çabası birden parladı.
Ekibin başındaki Saffet Üçüncü büyük bir maharetle birçok projeyi birden yürütüyor : Palio Cup Türkiye’nin en çok seyredilen tek marka kupası ; özellikle son 1 yılda yapılan geliştirimlerle, 1600 cc motor hacmindeki Palio ralli araçları hem grup N hem de Kit Car olarak ciddi ralli otomobilleri haline geldiler ; takımın büyükbaşı ise Punto Kit Car. Krizden önce lansmanı yapılma planlarının hemen öncesinde yarışmaya başlayan bu araç ve Ali Deveci çok iyi bir ikili oldular. Geçen yıl F3 ( 1600 cc, önden çekişli, turbosuz ) sınıfını kazanan Deveci – Punto’ya Bursa Rallisinde bir Bravo notu vermiştik hatırlarsanız.
Ekibin en önemli özelliği belki de Saffet Üçüncü’nün arı gibi çalışan alt kadrosu. Bu çok genç ve parlak kadro bize göre yakın geleceğin önemli motorspor ekibi olarak çıkacaklar karşımıza.
Daha önce çok değişik disiplinlerde izlediğimiz ekibin birinci pilotu Ali Deveci çok hızlı bir pilot. Eski yıllardaki ‘hızlı ama kısa yarışma’ eğiliminden de kurtulmuş görünüyor ; son iki yıldır Hamdi Ünal ve Nejat Avcı ile girdiği yüksek rekabet ortamına rağmen hemen hemen hiç kaza yapmıyor, sorun yaşadığında da mücadeleden de hiç vazgeçmiyor. Ekipte bu yıl sürekli pilot görevi alan bir sürücü de Taner Şengezener. Çok genç ve hızlı bir pilot olan Taner’in biraz zaman, tecrübe ve kilometreye ihtiyacı var. Tofaş’ın bu pilotlar dışında da kimi zaman pistte kimi zaman da tırmanmalarda görev verdiği birçok genç var : Ömer Erdem, Murat Ersönmez ve belki de Türkiye’ye bugüne kadar gelmiş en hızlı bayan ekip olan Zeynep Merkit – Begüm Özkan ikilisi bunlardan bazıları.
ÖZET : Tofaş – Fiat yönetimi bu ekibi ve projeleri ile gurur duymalı.! İki yıl önce son derece ortalama bir imaja sahip Palio, ciddi bir ralli otomobili olmayı başardı. Tofaş Fiat Racing, Ford’un 2000 yılında yaşadığı patlamayı daha da büyük bir yönetim desteği ile yaşıyor ve bu değişim daha kalıcı ve üretken olacak gibi görünüyor. Punto’nun Türkiye lansmanı gecikmezse çok da değerli bir iletişim fırsatı doğacak Tofaş’ın eline : daha resmen satış lansmanı yapılmadan üstüste iki yıl F3 şampiyonu olan bir araç kolay kolay gelmez..
Opel Bayi Takımı Türkiye : Türkiye’nin yeni jenerasyon motorspor ekiplerinden en eskisi ve köklüsü olan Opel Takımı 90’lı yılların başlarında kuruldu. Kurulduğu günden itibaren eski yarışçı İskender Aruoba’nın liderliğinde yürüyen Opel takımı o yılların devleri ile boy ölçüşecek seviyede olmasa da önden çekişli araçlar sınıfında hep rekabet yeteneği yüksek araçlar yarıştırdı.
Ekip aslında oldukça tecrübeli ancak teknik olarak dışarıdan tutarlı bir izlenim vermiyor. Özellikle son iki yıldır çok sık teknik sorun yaşıyor ve özellikle yurdışından destek almadıkları yarışlarda servis zorluğu çekiyor. Takımın en güçlü aracı Astra Kit Car çok yeni ve diri bir otomobil olmasına rağmen bir türlü iyi performans gösteremiyor, süspansiyon ayar sorunu var ve sürekli arıza yaşıyor. Çok daha ortalama spesifikasyona sahip Focus’un çoğu zaman gerisinde kalan Astra Kit Car yavaş yavaş pilotunun da güvenini yitiriyor. Corsa Kit Car ise hızlı, ama o da çok sorunlu bir sezon geçiriyor.
Opel takımı genel anlamı ile birden fazla dalda yarışarak Markalar Şampiyonluğunu kovalayan bir strateji izliyor. Türkiye’deki kuralların müsade ettiği bu avantajı geçen yıl çok akıllıca kullanan Opel çok az yarış başarısı olmasına rağmen, Opel ile yarışan birçok amatör pilotun da aldığı puanlarla şampiyonluğu Ford’un kılpayı arkasında bitirmişti. Opel bu yıl da benzer bir çaba içinde ancak hemen hemen aynı dallarda yarışan Tofaş-Fiat’ın şimdilik arkasında. Aslında akıllıca tasarlanmış ve hesaplanmış olmasına rağmen bu strrateji Opel’i özellikle konuyu yakından takip eden uzman seyirci kitlesi önünde zor durumda bırakıyor : ralli araçlarını piste sokarak puan almaya çalışan ekip hem profesyonel olarak eleştiri alıyor hem de araçlarını çok yoruyor.
Ekibin birinci pilotu olan Hakan Dinç hem hızlı hem de tecrübeli ama Hakan bile Opel’in karmaşık labirentinde yolunu bulamıyor ve motor gücünün üstün geldiği pistler dışında rekabet edemiyor. Hem İzmir hem de Bursa’da Astra Kit Car’ın çok ciddi traksiyon ve tutunma sorunları vardı.İkinci pilot Hamdi Ünal ise son yılların yetiştirdiği en parlak pilotlardan biri ; her zeminin ve her koşulun pilotu. Ancak Corsa Kit Car eskimiş ve yorgun görünüyor. Sezonun ilk üç yarışında Punto’ya yetişemeyen Corsa’nın değişim vakti gelmiş gibi...
ÖZET : Son yıllarda duraklama, hatta gerileme yaşayan Opel takımının acil bir toparlanmaya ihtiyacı var.. Temelinde güçlü olan ekip dışarıdan genel olarak moralsiz ve karışık bir izlenim veriyor. Hem teknik hem de yönetim anlamda yaşanacak bir ‘rönesans’ takımın kısa vadede tek şansı gibi görünüyor
Takımlardan bu haftalık bu kadar. Önümüzdeki hafta son olarak Citroen ekibine de kısaca gözatıp takımların bir karnesi yapacağız. Ayrıca İngiltere Grand Prix’sinden veSafari Rallisinden kısa haberler vereceğiz.
Sevgi ve saygılarımla,
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com
Verbal Kint
Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.