Birinci Körfez Meydan Savaşı!

19 Ekim 2001

Markalar şampiyonası kızıştıkça sezonun kalan tüm yarışlarına katılım rekor seviyelere vardı. Geçtiğimiz hafta Tırmanma bu hafta da Körfez Pist yarışı tam bir Tofaş / Opel meydan savaşına dönüştü. Bu iki markayı, şampiyonluk mücadelesinde önemli bir özellik ayırıyor : Tofaş sürekli olarak daha fazla para harcayarak, Opel ise elindeki malzemeyi daha iyi kullanarak avantaj sağlamaya çalışıyor.


Türkiye’deki markalar şampiyonası kuralları son iki yıldır çok tartışılıyor : yarışma takviminde bulunan her daldan puan alınabilmesi bu şampiyonayı herhangi bir dalda uzmanlaşan ve az sayıda araç yarıştıran takımların (örneğin Toyota Team Atakan) iddialı olmasını zorlaştırıyor, hatta imkansız hale getiriyor. Hatırlarsanız birkaç hafta önce yaptığımız analizde bir pist yarışındaki her dört kategoriyi kazanan bir markanın 1.2 ralli kazanmış kadar puan alabildiğini hesaplamıştık. Bir de ikincilik pozisyonlarını işin içine katarsanız ve her kategorinin de ilk 10’una giren her aracın puan aldığını düşünürseniz bu kurallar şu anlama geliyor : Markalar açısından bakıldığında Ralliye para harcamak pek de akıllıca bir yöntem değil..! 2-3 kat daha fazla para harcayıp, en az 2-3 kat daha fazla risk alıp dağ taş demeden mücadeleye ne gerek var- tertemiz piste gelip 20 tur atıp puanları kolayca kazanmak varken?

Aslında bunları bugün itibarı ile tartışıyor olmamız bir tesadüf değil; geçen yıl Markalar Şampiyonu olmalarının ardından yarımşar sayfa ilanlar ile şampiyonluğunu kutlayan ve bu kavramın nasıl da akıllıca kullanılabileceğini kanıtlayan Ford takımından önce hemen hemen kimsenin umrunda değildi bu şampiyonluk. Ama şimdi birdenbire değerlenen bu konsept sadece Türkiye’mizde uygulanan kurallar yüzünden tüm ekipleri fırsatçı bir yaklaşıma itiyor. Federasyon dikkat: bu sezon hiç bir yarış kazanmamış bir marka (Opel yada Tofaş) , markalar şampiyonu olacak.. Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu ?

Gelelim Pazar günü yaşanan meydan savaşına : toplam 36 araç, bunların içinde 1 Mitsubishi (Celal Gülerhan) bir Subaru (Oğuzhan Sungur) ve de iki N+ Nissan araç dışında hepsi Opel ve Tofaş markası taşıyordu. Her iki takım da ellerindeki ve bağlantılı amatörlerin kullanımındaki tüm araçları bu yarışa getirdiler. Hatta Tofaş biraz daha fazlasını yaptı : sadece son iki yarış için İtalya’da Miki Biasion’un antrenman yaptığı asfalt ralli aracı olan bir Punto Kit Car ve biri Türkiye’de biri de İtalya’da hazırlanmış olan iki Fiat Coupe Turbo Grup N araç getiren Tofaş rakibinin içinde olduğu bilinen finansal sıkıntılarından uzak göründü. Tofaş kampı her zamanki gibi çok çalıştı – pist gibi nisbeten kolay bir dal bile olsa bu kadar çok araca birden servis vermek hiç de kolay değildi.

Yarışmacılar ilk defa bu kadar yüksek katılım olunca ortak bir dilekçe ile yarışın ikiye bölünmesini talep ettiler. Direktör Yusuf Avimelek de bu mantıklı talebi kabul etmekte gecikmedi : böylece 4 kategori güçlerine göre yakın olan Grup F3 & N ve N+ & A beraber olmak üzere iki gruba ayrıldılar.

İlk grupta start alan N araçlar içinden Celal Gülerhan dört çeker Mitsubishi’sinin kalkıştaki avantajını kullanarak, Ethem Genim de standarda yakın güçteki Fiat Coupe Turbo’sunun alt devirlerindeki kuvvetinden yararlanarak önde çıktılar. Ancak yeni Punto Kit Car ile Ertan Nacaroğlu iki tur içinde önce Ethem’i sonra da Celal’i geçerek birinciliği kolayca elde etti. F3’de bu yarışa zor yetişen Opel’in ümidi Corsa Kit Car ve Hamdi Ünal yarışın daha başında şanzıman arızası ile yarış dışı kaldı. Grup N’de birinci Ethem Genim olurken geçen yarışın birincisi Hakan Bahar bu sefer Mitsubishi’yi yakalayamayınca üçüncülüğe razı oldu. Bahar ve Grup N Astra önceki hafta tırmanmada da çok yavaş görünmüştü.

İkinci grupta ise büyük oranda bir önceki yarışın bir tekrarı yaşandı. İbrahim Okyay liderliği kolayca aldı, ilk tur bindirme esnasında yarışın en parlak isimlerinden Murat Ersönmez’e çarparak geçtikten sonra önemli bir hata yaptı : hemen bir tur sonra pite girip aracını kontrol ettirdi. Hemen ardından da çarpma yüzünden bir dur kalk cezası aldığını görünce bir daha pite girmek zorunda kaldı. Astra Kit Car diğer araçlardan o kadar üstündü ki biri gereksiz, iki pit stop’a rağmen birinciliği rahatça kazandı. Grup A’da önceki hafta tırmanma’da takla atan Oğuz Bozkurt ikinci olarak F3’de yaşanan Tofaş üstünlüğüne grup A’daki Opel üstünlüğü ile yanıt verdi. Grup N+’da ise geçen yarışın aksine Nissan’lar çok formda göründü. Sıralama turlarında daha iyi derece yapan Behzat Külür motor arızası ile yavaşlayınca Cengiz Yıldız ilk sırayı aldı. Opel takımı da iki Vectra’sı ile 3 ve 4. sıraları aldılar.

Sonuçta ne oldu ? Kağıt üzerinde Tofaş çok küçük bir avantaj yakalamış görünüyor – bunu tırmanmadaki dengeleri de lehine çevirmesi ile beraber değerlendirirsek Markalar Şampiyonluğu için küçük ama önemli adımlar atıyor diyebiliriz. Ancak unutmamak lazım ki bunu zaten büyük olan araç filosuna sürekli yeni araçlar ekleyerek yapıyor. Bu şekilde elde edilen avantaj umarız kısa süreli olmaz ve takımın genel olumlu algılamasının tersine dönmesi ile sonuçlanmaz.

KISA KISA

  • Körfez pisti 1950 metre uzunluğunda oldukça kısa bir pist. Bu pisti 51 saniyenin altında dönebilen sadece iki otomobil var : Opel Astra Kit Car ve Ford Focus N+. Bu iki araç içinden Astra Kit Car 300HP’ye yakın motor gücünün de etkisi ile geçen sene yapılan 50.350 sn ile yine geçen yıl kaydedilen Focus’un 50.880’lik derecesine göre daha hızlı. Bunlar resmi ölçülmüş dereceler, gayri resmi olarak hem Focus’un hem de Astra Kit Car’ın daha hızlı dereceleri bulunuyor – hatta Astra’nın 50 saniyenin altına indiği söyleniyor. Pistin en hızlı araçları ise Formula 3 araçları. Bu araçlar Körfez pistine 44 saniyeler civarında dönebiliyorlar.
  • Körfez pist yarışında üç kez yoldan çıkan ve hepsinde de geri dönebilen Murat Ersönmez seyri en eğlenceli yarışmacı oldu. Aynı zamanda bir Palio Cup yarışmacısı olan ve mücadeleciliği ile tanınan Murat eğer olaysız gidebilse idi grup A’da 3. olabilecek potansiyele sahipti.
  • Körfez pist yarışının sonuçlandığı sıralarda Tofaş ekibi için bir mutlu haber de Yugoslavya’dan geldi. Super 1600 kategorisi için hem Nejat Avcı’nın hem de Ali Deveci’nin katıldığı 5 Katsayılı ( Avrupa Şampiyonası 20, 10, 5 ve 2 katsayılı yarışlardan oluşuyor ) Interspeed rallisinde Ali Deveci hem Super 1600’ü hem de genel klasmanı kazandı. Federasyon henüz resmi açıklama yapmadı ama Nejat Avcı’nın kalması ile Tofaş ekibinin bu kategoride şampiyon olmuş olma ihtimali çok yüksek.
  • Bir kısa haber de yurtdışından : 5 Ekimde Uluslararası Otomobil Sporları Federasyonunun başkanlık seçimleri var. Seçim öncesi şu anki başkan ve Formula 1’in patronu sayılan Bernie Ecclestone’un desteklediği Max Mosley’den başka kuvvetli bir aday bulunmuyor. Aslında hemen herkes keşke olsa idi diyor : politika ne kadar enteresan değil mi ?

Sevgi ve saygılarımla,
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com

Verbal Kint

Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.