28 Ekim günü kıran kırana geçen bir yarıştan sonra 2001 sezonunu Markalar Şampiyonu olarak bitirdiği için Tofaş’ı tebrik ediyorduk. Ancak bugün 31 Ekim Çarşamba, saat 12:00 ve birçok kişi gibi bizim de kafamiz karışık: Tomsfed, ASN’ye sevkedilen itirazlar yüzünden Grup N ve N+ klasmanlarını açıklamadı. Grup N’de Fiat Coupe ile yarışan Ethem Genim’in, grup N+’da ise Nissan ile yarışan Behzat Külür’ün aracının yerden yüksekliğine itiraz edildi. Ethem Genim’in ihraç edilmesi, matematiksel olarak markalar şampiyonasında Tofaş’ın elde ettiği puan farkının kapanmasına yetmiyor ama N+ klasmanında yapılması olası bir değişikliğin N+ Opel’leri birer klasman üste çıkaracağı için puantajı nasıl etkileyeceğini şu an için tam olarak hesaplamak mümkün değil – çünkü klasman elde edemedik !
Neyse biz spekülasyonu bırakalım ve yarış gününe dönelim; 28 Ekim Pazar: Türkiye Pist Şampiyonası, tarihinin en kalabalık yarışına hazırlanıyor: tam 47 araç kayıt yaptırmış durumda. Son yarışta çözülmesi beklenen markalar şampiyonası düğümü yüzünden katılım yine rekor sayıda. Grup N bir Mitsubishi ve bir Citroen Saxo, Grup N+’da da iki adet Nissan Primera dışında tüm araçlar Opel yada Tofaş. Her iki marka da ne kadar aracı varsa getirmiş durumda: Tofaş her iki Punto Kit Car’ının yanında tüm Palio Kit Car’lar ve hatta Palio Cup araçlarının da birçoğu ile sayısal olarak oldukça üstün. Ancak araç sayısının çokluğu ilk bakışta önemli bir üstünlük gibi görünse de kurallar gereği her kategoride her markanın sadece en iyi pozisyondaki iki aracının puan alabileceğini düşünürseniz durum o kadar da basit değil. Nicelikten çok niteliğin öne çıkmasının mantıklı olduğu bu yarışta, ‘ya kalırsa’ ihtimali yüzünden nicelik de en az nitelik kadar önemli hale gelmiş durumda. Aslında denklem o kadar karışık değil: Grup A’da Opel’in Astra Kit Car’ının geçilmesi çok zor : İbrahim Okyay hem aracını korumayı hem de hızlı gitmeyi birarada yapabilen çok az sayıda pilottan biri. Bu gruba yeni katılım olan Ali Deveci’nin de ikinciliği alacağını varsayarsanız grup A puanlarının büyük bir kısmı hemen hemen belli. Grup N’de ise Fiat Coupe Turbo ile Ethem’in geçilmesi zor: Celal Gülerhan’ın şampiyon olması için kazanmasına gerek yok ve bu yarış için yeni lastik dahi getirmedi. Tecrübeli Hakan Bahar ise 3.’lükten yukarısı için fırsat kollamakla yetinecek. F3 grubunda Ertan rahat; Punto ve Ertan ikilisini geçmek için Hamdi ve Corsa ikilisinin fizik kurallarını çok fazla aşması gerekiyor. Anahtar Grup ise N+ : başa koşan her iki markanın da kazanmakta zorlanacağı tek grup bu, zira Nissan’lar burada çok güçlü.
Yarış beklendiği gibi oldukça gerilimli geçti, özellikle F3 ve N+’nın beraber yarıştığı grupta Ertan – Hamdi ve günün sürpriz ismi Mürşit Unat’ın mücadelesi izlenmeye değerdi. Ertan çok soğukkanlı, bize göre biraz da fazla soğukkanlı ve sanki özellikle tempoyu düşürerek başladı yarışa. Hamdi ise Ertan’ın ustalıkla kapadığı kapıları ralli spek’li Corsa’sı ile imkansız açılarla, imkansız çizgilerle aşmaya çalıştı; kimi zaman fazlasıyla cesur ataklarıyla başarılı oldu da. Bu karmaşık denkleme rakibini çok iyi analiz etmiş Mürşit Unat’ı da ekleyince ilk 3’ü sürekli değişen bir F3 grubu çıktı karşımıza. Hamdi, Ertan’ı birkaç defa gafil avlayarak geçti, ama Ertan çok tecrübeli, Punto da çok güçlü idi. Mürşit Unat, Hamdi ile yaşadığı bir temastan dur-kalk alınca geriye düştü. Hamdi’nin emektar Corsa’sı ise bu heyecana dayanamadı; finişe 5 tur kala motor dumanlar içinde kalınca Hamdi geri kalan turlarıyavaş yavaş atıp finişe geldi. N+’yı Cengiz Yıldız kazandı. Opellerden biri finişe gelemeyince yarışın en değerli puanını burada kaybetti – hatta belki de şampiyonluğu...
Grup A ve N’de ise daha sakin bir yarış oldu. İbrahim beklendiği gibi başı aldı gitti – yine startta iyi kalkan Celal’i yakalayıp geçen Ethem Genim Grup N’i kazandılar.
Sonuçta ne oldu ? Bizim hesabımıza göre Tofaş markalar şampiyonu oldu. Tüm yıl boyunca ortaya konan emeğe, ekibin hem yönetici hem mekanik hem de pilotlarının harcadığı emek ve mesaiye ve de tarihi boyutlarda sayılabilecek araç parkına bakarsak Tofaş’ın bu şampiyonluğu haketmediğini söylemek mümkün değil. Ancak bu karmaşık Markalar Şampiyonası denklemi içinde geçen yıl Ford’a karşı verdiği mücadeleyi önemli dersler çıkararak kaybeden Opel’in yöneticisi İskender Aruoba’nın bir nevi ‘el yordamı’ ile yönettiği ekibi de, Federasyon ve bazı kulüplerin taraflı tavırlarına rağmen şampiyonluk şansını son ana kadar korudu. Katılım arttı, heyecan arttı, izleyici arttı... Peki ama bu sporu çok seven biri olarak neden çok sevinemiyorum ? Nedeni açık : yaşanan oluşum iyi regüle edilemediği için ortalık arenaya döndü. Markalar Şampiyonluğu için ekipler kuralları, suyunu çıkarırcasına yorumlamaya, onlarca araç getirerek puan garantilemeye ve en önemlisi sportif rekabet avantajları yaratmaktansa taktiksel manevralar yapmaya zorlandılar. Dünyada bu şekilde uygulanan markalar şampiyonası yok. Bizden söylemesi : tekerlek çoktan keşfedildi, boşuna uğraşmayalım, tekerleği köşeli yapınca daha iyi dönmüyor...!
Sonuçlar belki kesinleşmedi, TOMSFED henüz onaylamadı ama biz yine de Markalar Şampiyonu Tofaş’ı kutluyoruz...
KISA KISA
- İzmir Pist yarışının en stressiz ismi belki de Ali Deveci idi. Sezonu F3 Ralli şampiyonu olarak kapayan tecrübeli isim Deveci, Yugoslavya’da kazandığı Ralli’den ve Kocaeli Tırmanmadan sonra sezonun bu son yarışında da Punto ile start alıp hem biraz daha kilometre yaptı hem de Tofaş’a birçok değerli Markalar puanı kazandırdı. Deveci tarzını gitdige daha da oturtuyor, zekasını ve yeteneğini daha da verimli kullanmanın yeni yollarını keşfediyor. Tofaş ekibinin genel yaş ortalamasına bakıldığında yaşı ilerlemiş gibi görünen Deveci kimilerine göre kariyerinin en verimli çağını yaşıyor. 2002 yılı için Punto Kit Car ile devam etmesine kesin gözü ile bakılan Deveci’yi ise yine kendi profiline yakın bir rakip bekliyor : Ercan Kazaz ! Henüz kesinleşmemesine rağmen Ercan’ın Super 1600’ün yeni araçlarından olan yeni kasa bir Corsa Kit Car alma projesi üzerinde çalıştığı biliniyor. Ekipleri tedirgin eden tek nokta var : 2003’te gelmesi olası olan ve sadece Super 1600’e uygulanacak yaş kısıtlaması. FIA, adını da Junior Championship olarak değiştirdiği Super 1600 kategorisinin katılımını 2003 yılı için 25 yaş ve altı şeklinde tanımlamaya hazırlanıyor.
- İzmir’de Grup A ve N’lerin start aldığı yarışta önemli bir kaza ucuz atlatıldı. Bu yılın renkli, hızlı ama tartışmalı simalarından Taner Şengezener, start düzlüğünde Ankara’lı amatör Oğuz Bozkurt’la çarpışınca her iki araç da yarış dışı kaldılar. Bundan daha önemlisi temas esnasında önde olan Oğuz Bozkurt’un aracı bariyerleri aşarak seyirci grubunun arasına sürüklendi. Şans eseri olay hiçkimseye zarar gelmeden atlatıldı ama Opel kampı bu olaya oldukça reaksiyon gösterdi. Camiada ılımlı ve gayretli karakteri ile tanınan ve sevilen, belki de Türkiye’nin en uzun süreli amatör yarışmacılarından olan Oğuz Bozkurt’a bir geçmiş olsun da bizden...
Sevgi ve saygılarımla,
Verbal Kint
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com
Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.