Opel'in Pist Çıkartması

7 Eylül 2001

İskender Aruoba acil durum planını devreye soktu: geçtiğimiz hafta yapılan sezonun ikinci Pist yarışına Opel tam 8 araç ile girdi. Aruoba son derece akıllıca tasarlanmış bir katılım planı ile dört kategoride birden birinciliği ve dolayısı ile çok değerli markalar şampiyonası puanlarını markasına kazandırmayı bildi. Bu rakam geçen yıl son yarışta şampiyonluğu Ford’dan almak için tek yarışta 9 araç birden yarıştırmasından sonra takımın ikinci büyük katılımı oldu.. Peki neden bu kadar önemli fazla sayıda katılım ?


Türkiye Markalar Şampiyonası tanımı gereği dünyadakinden çok farklı: Türkiye Markalar Şampiyonasına şampiyona takviminde bulunan tüm otomobil yarışlarından puan alınabiliyor. Yani dünyada ana olarak Ralli ve Formula 1 dallarında ve ayrı ayrı koşulan bu şampiyona Türkiye’de hem Ralli, hem pist, hem Tırmanma hem de Ralli Kros dallarında koşuluyor ve böylece bir marka ne kadar çok sayıda ayrı dalda yarışıyorsa o kadar çok puan alabiliyor. Hemen hemen tüm markaların üzerinde hemfikir kaldıkları Ralli dalının diğer dallara göre daha fazla kaynak gerektirdiği ve o oranda da daha fazla risk taşıdığını da göze alan Federasyon bir oranda adalet sağlamak için yarışlara belirli katsayılar verdi:

Ralli

1 katsayı

Pistler

0,4 katsayı

Rallikros

0,2 katsayı

Tırmanma

0.2 katsayı 

Bu şekilde her disipline belirli bir ağırlık verilmiş oluyor ancak bir önemli nokta daha var : puanlama Ralli içi sadece genel klasman için uygulanırken diğer dallarda her kategori için ayrı ayrı hesaplanıyor. Örneğin Pist yarışlarında 4 ayrı kategori var : Grup A, N, N+ ve F3 ; bu durumda her dört kategoriyi de birinci bitiren bir marka sanki 1.2 ralli kazanmış kadar puan alabiliyor ! Sanırım şimdi anladınız Opel’in her kategoriyi 1. bitirerek ne kadar değerli puanlar aldığını.. Ne diyelim - At binenin , kılıç kuşananın..

Bu koşullar altında bugün itibarı ile Toyota rallilerdeki üstünlüğü sonucu markalar şampiyonasından birinci gidiyor ( Pirelli Rallisi sonrası ) ancak Anatolia’dan sonra markalara puan alınacak bir ralli bulunmadığı ve hala puan alınacak iki pist, iki tırmanma ve iki de ralli-kros olduğu düşünülürse bu dalların hepsinde yarışan Opel ve Tofaş’ın sezon sonuna doğru sadece rallide yarışan Toyota’yı geride bırakacakalarını varsayabiliriz. Peki ya geçen senenin şampiyonu Ford’a ne oldu? Özellikle Focus WRC’nin son anda gelmemesi üzerine planları ciddi oranda sarsılan ve Focus F2 gibi uzun vadeli bir projeye sarılan Ford bu yıl markalar için hemen hiç çaba sarfetmiyor.

Körfez Pist Yarışı :
Şimdi gelelim geçen hafta yapılan pist yarışına ; 8 adet fabrika destekli Opel, bir o kadar da Tofaş araç ile çok katılımlı bir yarış geçirdik. Opel kampında yine değişiklik vardı : Hakan Dinç’ten boşalan Astra Kit Car koltuğuna genç ve hızlı İbrahim Okyay, grup N araca da Hakan Bahar oturmuştu. Geçen yarış son turda Taner Şengezener’i geçerek F3 sınıfını kazanan ‘joker pilot’ Hamdi Ünal Corsa Kit Car , geçen yıl Vectra Cup’ta yarışan Erdem Çenesiz ve Merih Erkal’da Vectra N+ araçların koltuğunda idi. Gerçekten de pistte teknik olarak en kuvvetli araç parkına sahip Opel takımı pilotaj olarak da rekabet edebilecek bir ekibi devreye sokunca daha yarış başlamadan resim ortaya çıkmaya başlamıştı. Tofaş ekibi muhtemelen Anatolia’dan önce riske atmak istemediği Punto Kit Car’ı yarışa sokmayarak tüm ümitlerini Palio Kit Car’lara bağlamıştı. Özellikle Ertan Nacaroğlu’nun ekibe dahil olması ile güçlenen Tofaş’ın her iki iddialı pilotunu da F3’ sınıfında yarıştırıyor olması da diğer gruplarda zaten birinciliği kovalamadığının bir işareti idi. Ne de olsa rallilerden Opel’den daha fazla puan toplayan Tofaş’ın işine ikincilik , üçüncülük puanları da yarıyordu. N+ grubunda ise, özellikle Focus’un yarışmaması ve Nissan’ların da artık çok yorulması heyecanı ve rekabeti iyice düşürmüştü. Geçen yıl hemen hiç N+ birinciliği bulunmayan Vectra’lar birden rekabetçi hale geldiler.

Yarışın start noktasında Cengiz Yıldız’ın motorunun iflas etmesi N+’daki tansiyonu büyük oranda düşürdü. Start’ta özellikle ıslak zeminde iyi kalkamayan Astra Kit Car ve İbrahim yarım tur sonra birinci kalkan Hamdi Ünal’ı yakalayıp geçti ve yarış sonuna kadar çok rahat bir tempoda bu birinciliğini korudu. Son birkaç turda lastikleri bitmeye başlamasına rağmen İbrahim aracını ve lastiklerini akıllıca koruyarak finişe birinci, arkasındaki Hamdi Ünal’da ikinci ve F3 sınıfının da birincisi olarak geldi. Formula 3’ten gelen tecrübesi ile kuru süspansiyon ayarlarını ıslak lastikler ile dengeleyen Ertan Nacaroğlu 3 saniyelik dur kalk cezasına ve Behzat Külür ile iki defa çarpışmasına rağmen çok başarılı bir yarışla F3’de ikinci oldu. Tamamen ıslak ayarlarının kurbanı olan Taner Şengezener ise bu grupta üçüncülüğe razı oldu. Grup N’de ise şanzıman arızası ile son sıradan start alan Hakan Bahar yine tecrübesini konuşturdu ve yarışın oratalarında ele geçirdiği birinciliği hiç bırakmadı. Risksiz ve istikrarlı pilotajı ile tanınan Oğuzhan Sungur ise, Celal Gülerhan’ın yarış dışı kalması ile bu kategorinin ikinciliğini elde etti.

Sonuç olarak Opel takımı ana hedefi olan Markalar şampiyonluğu için yine çok değerli puanları almasını, Tofaş ekibi de çok geride kalmamasını sağlayacak kadar puan toplamayı başardı. Anatolia Rallisi her iki marka için de çok önemli. Opel Astra Kit Car aracını yormamak için toplam 350 özel etap kilometresi olan Anatolia’ya girmeyebilir. Tofaş ise pistte az puan aldığının bilincinde ve burada Ali Deveci’ye Anatolia’da büyük iş düşecek.

Kısa Kısa

Sürpriz : Ercan Kazaz Anatolia Rallisine Grup N Subaru ile giriyor! Nedeni aslında çok basit ve bize göre de çok akıllıca : kullandığı Subaru WRC çok eski spesifikasyonlu ve rakibi Corolla / Serkan ikilisi hemen hiç hata yapmıyor. Bu koşullar altında mekanik bir arıza olmazsa Ercan’ın bu aracı ile Serkan’ı geçmesi zor. Tam tersine, bu yorgun araç ile yarıştığı müddetçe teknik arıza yaşama olasılığı yüksek olan taraf Ercan’ın kendisi. Bunlara ek olarak Subaru, Grup N aracını çok geliştirdi ve hızlandırdı. Aktif diferansiyelli ilk Grup N araç olan Subaru Impreza sağlamlık olarak da hiçbir rakibinden geride değil. Duruma bu çerçeveden bakınca Ercan’ın WRC aracını satıp üçte biri fiyatına biraz daha yavaş ama daha yeni, daha sağlam ve teorik olarak da daha iddiasız bir araç almasından daha akıllıca ne olabilir ? Bu yarışa katılması beklenen WRC’li yabancı da olmadığına göre Ercan’ın Grup N ile yarışı kazanma ihtimali, WRC ile olduğundan daha az değil.

Ford ekibi yıl başından bu yana beklenen sequential ( sıralı ) şanzımanı nihayet Anatolia’da grup A Focus’unda kullanacak. Standart şanzıman ile dahi çok başarılı zamanlar çıkaran Focus F2’nin bu şanzıman ile performansını izlemek için sabırsızlanıyoruz. Eğer Ford ekibi son zamanlarda aşmış göründüğü teknik sorunları bu yarışta yaşamazsa genel klasmandaki resim de çok ciddi olarakdeğişebilir. Tolon – Focus ikilisi yılbaşından bu yana gitgide hızlandı ve büyük sürpriz yapabilir. Yılbaşından bu yana gerçekten iyi bir F2 mücadelesi izleyemedik. Keşke Opel, Astra Kit Car’ı, hele hele pistte yarıştırdığı İbrahim Okyay gibi hızlı bir pilotla Anatolia’ya soksa da iyi bir mücadele izlesek...

İşte size bir teori daha: Eğer markalar şampiyonasında düğüm çözülmeye doğru gitmezse Tofaş da Punto Kit Car’ı piste sokmaya zorlanabilir. Anatolia’da iyi bir genel klasman puanı getirse dahi Tofaş’ın şampiyonluğu ele geçirmek için pistten aldığı puanlarının, Opel’in çok altında kalmaması lazım. Tırmanma ve kroslarda hemen hemen eşit puanlar alan ekiplerin düğümünü pist puanları çözecek. Hatırlatalım : yurtdışı yarışlardan markalar şampiyonasına puan getirilemiyor.

Sevgi ve saygılarımla,
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com

Verbal Kint

Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.