Anatolia'nın Perde Arkası!

5 Ekim 2001

Finiş noktasında genel klasman ikincisinin yarıştan ihraç edilmesine neden olacak raporu yazan Teknik kontrol görevlisi Mike Harris yüzünde belirgin bir ‘yakaladım’ edası ve gülümsemesi ile dolaşırken, finişe varabilen ekipler yorgun, yaralı ama önemli bir sınavı geçmiş olmanın rahatlığı içindeydiler.


Sadece bu sezonun değil, yakın spor geçmişimizin en uzun ve en kırıcı rallisi olan Anatolia ile, 2001 yılı Türkiye Ralli sezonu, yurtdışı yarışlar hariç sona erdi.

Anatolia Rallisinde neler yoktu neler : akıllıca alınmış riskler, şansını çok zorlayanlar, hızlı ama kısa yarışanlar, finişe gelip de teknik bir hata yüzünden ihraç edilenler, bunların hepsini gördük Anatolia’da – ama pek büyük sürpirz görmedik açıkçası. Serkan Yazıcı baştan aldı götürdü yarışı, Ercan’ın Grup N Subaru’sunun yeniliği yada sağlamlığı da pek işe yaramadı hatta umulmadık taş baş yardı ve Subaru’nın şanzıman gövdesi çatlayarak son gün Ercan’ı olası bir ikincilikten ve şampiyonluk şansını teorik olarak devam ettirebilme şansından alıkoydu. Aslında hiç de yavaş değildi Ercan : arızanın temposunu yavaşlatmaya başladığı 18. etaba kadar en yakın takipçisi Murak Akdilek ile arasını tam 5,5 dakikaya çıkarmıştı. Serkan ile de arası 7 dakika civarında olan Ercan’ın, Corolla’nın uzun bir etapta yaşayacağı bir lastik patlatması ile bu arayı kapatabilmesi pekala mümkündü. Hatta yorgun Corolla WRC’nin küçük bir motor yada şanzıman arızası yaşama olasılığı bu tür bir rallide gayet mümkündü. Ama gerçekte yaşanan, olasılıkların tam tersi oldu; arızayı yaşayan yarışın belki de en akıllıca hesaplanmış riskini alan Ercan Kazaz’ın kendisi idi.

Ancak Serkan da çok rahat değildi. Yarışın başından beri küçük bir motor arızası lafı dolaştı durdu pit alanında, araç servise geldiğinde hiçbir ciddi tamirat yapılmamasına rağmen Yusuf Aramacı’nın yüzü pek de gülmüyordu. Ercan kalınca iyice de yavaşlayan Serkan ise yarıştaki tek şokunu son özel etabın finişinden sonra yaşadı; Haber pit alanına bomba gibi patladı : son etaptan çıktığını telsizden anons eden Serkan etap çıkışında bir yerde kaput açık vaziyette duruyordu! Önce bir iki dakika cep telefonundan Serkan’a müdahele için birkaç acil talimat verildi ama sonra Toyota Mekanikleri bir Corolla’ya doluşup servis alanından hızla uzaklaştılar. Ve hemen spekülasyon başladı... Serkan kalırsa ne olacaktı ? Murak Akdilek’in de lastik sorununun rapor edilmiş olduğu düşünülürse Ali Ersin’in yarışı kazanma olasılı mı ortaya çıkıyordu ?

İşte tam o sırada, Serkan’ın servis alanına giriş süresinin dolmasına saniyeler kala, Kırmızı- Beyaz Corolla, direksiyonda gülümseyen bir Serkan Yazıcı – Can Okan ikilisi ile hakem masasında beliriverdi. Ne olmuştu ? Aldığımız yarı resmi bilgiye göre Corolla’nın ALS supabı açık kalmıştı. Birkaç hafta önce detayı ile incelediğimiz ALS sisteminin çalışma prensiplerini hatırlayan okurlarımız bu durumda aracın eksoz kanallarından da emiş yapacağını ve dolayısı ile aracın sağlıklı olarak çalışmayacağını tahmin edecekler. Burada kesin olmayan tek nokta arızanın araba ile servis alanını terkeden mekanikler tarafından mı yoksa telefonla sürekli Yusuf Aramacı ile konuşan Serkan – Can ikilisi tarafından mı tamir edildiği? Zira mekaniklerin servis alanı dışında bir araca müdahele ediyor olmaları, hatta araca 1 km’den fazla yaklaşabiliyor olmaları dahi yasak. Bize göre teknik olarak yapılacak tamiratın pilot ve ko-pilot tarafından yapılmış olması oldukça zor. Zaten Ercan Kazaz da yarıştan sonra sözlü olarak yarışma direktörünü konu hakkında uyardı. Ama ortada bir gerçek daha var ki, o da yetkililer ve yarışmacılar dahil kimsenin Serkan’ın dışarıdan yardım almış olduğunu görmemiş olması. Bu yarışı birinci bitiren, Türkiye Şampiyonluğunu bu sonuçla elde eden bir yarışmacıyı ihraç etmek için gerçekten de yeterli bilgi yok gibi ortada...

Şimdi gelelim Murat Akdilek’in başına gelenlere ; Grup N sınıfında geçen yılın şampiyonu Ali Ersin’den gözle görülür derecede hızlı olan Akdilek – Subaru ikilisi yarış içinde yapılan bir kontrol sonucunda finiş noktasında Teknik Kontrol delegesi Mike Harris’in yazdığı ve ‘Mousse’ denilen ve patlamayı önleyici bir sistem ile donatılan lastikleri kullandığını belgeleyen bir rapor sonucu yarıştan ihraç edildi. Halbuki Murat Akdilek, Ercan Kazaz ile beraber olduğu bir ortamda yarışma direktörü Metin Çeker’in açık bir şekilde Mousse lastik kullanılabilir olduğunu sözlü olarak deklare ettiğini söylüyordu. İşin gerçeği neydi ? Aslında herkes haklı idi – kuralları tam olarak okumayan Akdilek haricinde. Evet, Metin Çeker ‘bu yarışta, dünya şampiyonası rallileri gibi Mousse lastik serbesttir’ demişti ama kurallar sadece WRC ve Grup A araçlarda serbest olduğunu, Grup N araçlarda ise kullanımının yasak olduğunu açık olarak dile getiriyordu. Malesef Akdilek son derece de hızlı ve sorunsuz bir yarışın ardından bu kadar da basit bit yorumlama hatası yüzünden ihraç kararını öğrenince büyük hayal kırıklığı yaşamış ve kapalı park açılmadan, bariyerlere de çarparak aracını parktan alıp çıkmıştı.

2001 Ralli sezonu gösterişli ama tüm iyi-niyet ve gayrete rağmen gerçekleşemeyen yabancı katılımı ile sakin bir Anatolia Rallisi ile sona erdi. Tüm emeği geçenlere tebrikler ve spor adına da teşekkürler.

KISA KISA

  • Anatolia Rallisinde Ercan Kazaz ve Murat Akdilek hemen hemen eşit özelliklerde ve Pro-Drive tarafından hazırlanmış Grup N birer Subaru Impreza ile yarıştılar. Akdilek ile Kazaz’ın araçları arasında, Ercan’ın aracının sıfır kilometre’de olmasının yanında, tek önemli farkı kullanılan şanzımanın seviyesi idi. Murak Akdilek geçen yılın seviyesi Grup N için yapılmış bir yakın oranlı şanzıman kullanırken, Ercan’ın aracı en son seviye, aynı oranlara sahip ama ‘Dog Box’ denilen yani Senkromeçsiz bir şanzımana sahip idi. Senkromeçsiz şanzımanın en önemli özelliği debriyaj kullanmadan vites büyütüp küçültebiliyor olması ve böylece kompetisyonun en yüksek olduğu anlarda pilotun her vites değişiminde, özellikle vites büyütmede biraz daha zaman kazanması. Ancak Kazaz’ın yolda kalma nedeninin şanzıman arızası olması bu durumu ironik bir hale getiriyor. Ercan’ın şanzımanı teorik olarak bu özelliğinden dolayı arızalanmadı ama iki araç arasında tek farklı olan noktanın kırılması pek de rastlantı gibi gelmedi bize...
  • Yarış bu sonuçlarla bitince Kıbrıs Rallisine olan ilgi çok azalacak. Şampiyonluğun Kıbrıs’ta belirleneceği tek sınıf Super 1600 : hem Ali Deveci, hem Nejat Avcı, hem de Gökhan Yazıcı’nın bu şampiyonluk için şansları bulunuyor.
  • Markalar Şampiyuonasında başa koşacak her iki marka da ( Tofaş ve Opel ) bu yarıştan hiç puan alamadılar. Yurdışından Markalara puan gelemediği için şimdi tüm gözler Pist, Tırmanma ve Ralli-Kroslara çevrildi. Eğer tahminlerimiz doğru ise özellikle Tırmanma ve Pistler tarihi katılımlara sahne olabilir. İlginç ve anahtar bir nokta bu sezon markaları kovalamayan Ford’un bundan sonra alacağı tavır olacak. Eğer Ford pistlere girmeye karar verirse yarışlar çok eğlenceli olacak..

Sevgi ve saygılarımla,
Soru ve eleştirileniz için verbal@verbalkint.com

Verbal Kint

Not : Verbal Kint bir otomotiv ve motorspor gözlemcisidir. Yazı ve düşünceleri kendi gözlemlerinden oluşmakta olup Oto Haber dergisini sorumluluk altında bırakmaz.